Sabah saat 04:30 da İzmir Adnan Menderes Havalimanında buluşuyoruz. Adana için , saat 06:40 da kalıkş yapacak olan Sun Express Havayollarına ait uçağımıza C.IN işlemlerimizi tamamladıktan sonra , uçağımıza biniyoruz. Saat 08:05 de Adana havalimanına iniş yapıyoruz ve bizi bekleyen aracımızla buluşup ciğer ve kebaptan oluşan kahvaltımızı yapmak için kahvaltı noktamıza hareket ediyoruz. Kahvaltımızı yapıp çaylarımızı da içtikden sonra Sabancı Cami , Taşköprü , Ulu Cami , gezip fotoğraf çekimlerimizi de yaptıkdan sonra İskenderun'a doğru hareket ediyoruz. Panoramik olarak göreceğimiz İskenderun dan Belen üzerinden Antakya'ya doğru devam ediyoruz. 2023 yılındaki Kahramanmaraş depreminden en çok etkilenen illerimizden biri olan Hatay hala daha yaralarını sarmaktadır. Bizde muhteşem Antakya da ayakta kalan eserleri gezmeye başlıyoruz. İlk durağımız St. Pierre Kilisesi . Antakya–Reyhanlı yolu üzerinde kente 2 km uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınındadır. Doğal bir mağara olup, eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St.Pierre; Antakya‘ ya M.S. 29-40 tarihleri arasında gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymaya çalışmıştır. İlk dini toplantının yapıldığı bu kilisede cemaat ilk kez Hıristiyan adını almış. Bu yüzden St. Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın ilk kilisesi olarak bilinir. Bu mağara M.S.XII-XIII. yüzyıllarda Haçlılar tarafından ön cephesine yapılan ilave inşaat ile gotik tarzda bir kilise şekline çevrilmiş Mağaranın tabanında tahrip olmuş bir şekilde M.S.4 ve 5. yüzyıllara ait mozaik kalıntısı vardır. Ayrıca bir altar, niş içinde mermer küçük St. Pierre’nin heykeli, kutsal sayılan su, saldırı esnasında cemaatin gizlice kaçmasına yarayan tünel bulunmaktadır. 1983 yılında Papa VI.Paul tarafından Hıristiyanlar için Haç yeri ilan edilmiştir. Her yıl 29 Haziran da Katolik Kilisesince burada bir ayin düzenlenir. Bizde burayı ziyeret edip rehberimizden tarihini dinledikten ve fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra Necmi Afsuroğlu Arkeoloji Müzesine doğru hareket ediyoruz. 2009 yılında, Antakya kent merkezinde yapılacak bir otel inşaatının kazıları sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntıların yerinde korunarak sergilenmesi amacıyla kurulmuş, 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilerek ziyarete açılmıştır. Günümüz Antakya kenti, Makedonya İmparatoru Büyük İskender’in komutanlarından 1. Selevkos tarafından, babası Antiochus şerefine, MÖ 300 yıllarında kurulmuştur. Ardından gelen Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorlukları boyunca Doğu Akdeniz’in önemli kentlerinden biri olmuştur. Müzede, kentin bu 2300 yıllık uzun yerleşim tarihine ait, kimi zaman üst üste binmiş, kimi zaman iç içe geçmiş arkeolojik katmanlarını ve bu katmanların kazıları sırasında ortaya çıkarılmış eserleri görme imkânı bulacağız. Hayranlıkla gezeceğimiz müze ziyaretimizden sonra , Uzun Çarşıya doğru hareket ediyoruz. Kendini tamamen toparlamakta olan çarşı esnafında yöresel ürünlerden oluşan alışverişlerimizi yapıp , meşhur Antakya yemeklerinden yedikten sonra , meşhur künefenin de tadına bakıp , Gaziantep'e doğru devam ediyoruz. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız 5* Ramada by Wyndham Gaziantep





Yorumlar