1 Gün: İzmir Adnan Menderes Havalimanı - Porto ve Porto şehir turuSabah saat 10:00`da İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali Sun Express Kontuarı önünde buluşuyoruz. ( Havalimanı transferini bizimle yapacak olan misafirlerimizi Kuşadası Türkmen Mahallesi Candan Tarhan Bulvarı Süper Coffee önünden saat 08:30 da ; Söke tren garı Tariş Market önünden de saat 09:00 da alıyoruz. ) Check-in ve bagaj işlemlerimizin ardından saat 13:10 `da kalkış yapacak olan Sun Express Havayollarına ait Portouçağımıza biniyoruz. Saat 15:55 de Porto Havalimanı inişinde gümrük ve valiz işlemlerimizin ardından bizi bekleyen aracımızla Porto şehir merkezine doğru hareket ediyoruz. Douro Nehri’nin kıyısında kurulu Porto, yalnızca şaraplarıyla değil, tarihi atmosferi ve mimari zenginlikleriyle de göz dolduruyor. Şehir turumuzda, ünlü Fransız mühendis Gustave Eiffel tarafından tasarlanan ikonik Dom Luis I Köprüsü, Douro Nehri boyunca sıralanan renkli evler ve eşsiz manzarasıyla Ribeira Semti göreceğimiz yerler arasında. Ayrıca, Porto’nun tarihi kalbinde yer alan Sao Bento Tren İstasyonu’nun mavi-beyaz seramik panolarıyla bezeli iç mekanını, şehrin önemli meydanlarından Özgürlük Meydanı’nı ve gotik detaylarıyla etkileyici San Francesco Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. Şehir gezimizi tamamladıktan sonra rehberimizin belirlediği süre boyunca serbest zaman sunuyoruz. Dileyen misafirlerimiz, Porto’nun meşhur kafe ve restoranlarında yerel tatları deneyimleyebilir veya Douro Nehri kıyısında yürüyüş yaparak bu güzel şehri kendi gözleriyle keşfedebilir. Belirlenen saatte yeniden buluşarak otelimize dönüş yapıyoruz. Konaklama Porto’ daki otelimizde.
2 Gün: Fatima - Nazere - Sintra - Roca Burnu ve LizbonSabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, mistik hikayeleri ve dini önemiyle dikkat çeken Fatima şehrine doğru yola çıkıyoruz. 1917 yılında, üç köylü çocuğun Meryem Ana’yı gördüğüne dair anlatılar ve daha sonra binlerce kişinin bu olayı deneyimlediğini iddia etmesiyle ün kazanan Fatima, Katolik dünyasında önemli bir hac merkezidir. Fatima’nın ruhani atmosferini solurken, buradaki en etkileyici yapılardan biri olan Nossa Senhora do Rosario Bazilikası’nı ziyaret ediyoruz. Ardından rotamızı, masmavi Atlantik kıyısında yer alan ve sahil kasabası havasıyla büyüleyen Nazaré’ye çeviriyoruz. Nazaré, sadece balıkçı kasabası ruhunu korumakla kalmaz, aynı zamanda ünlü Nazaré falezleriyle de doğaseverlerin ilgisini çeker. Bu etkileyici falezlerden okyanusun büyüleyici manzarasını izleyerek, keşiflerine çıkmadan önce ünlü kaşif Vasco de Gama’nın burada dua ettiğini öğreniyoruz. Burada alacağımız serbest zamanda öğle yemeğimizi de aldıktan sonra , Sintra'ya doğru hareket ediyoruz. Sintra, yemyeşil doğası, tarih kokan sokakları ve estetik mimarisiyle adeta bir masal kasabası. Bu büyüleyici kasaba, pastel tonlardaki tarihi evleri, arnavut kaldırımlı dar sokakları ve şatolarıyla sizi bambaşka bir döneme götürecek. Şehrin en önemli yapılarından biri olan Pena Sarayı’na doğru ilerliyoruz. Sislerin arasından yükselen bu renkli saray, yalnızca mimarisiyle değil, romantik ruhuyla da ziyaretçilerini etkisi altına alıyor. 19. yüzyılda Kral Ferdinand II’nin yazlık sarayı olarak restore edilen bu yapıyı gezip rehberimizin tarihi hikayelerini dinlerken, geçmişin izlerine tanıklık ediyoruz. Daha sonra, Portekiz kraliyet ailesinin yazlık rezidansı olan Sintra Kraliyet Sarayı’nı keşfediyoruz. Bu ihtişamlı yapının iç tasarımı ve detayları bizi oldukça etkilerken, çevredeki hediyelik eşya dükkanlarında seramik sanatının güzel örneklerini incelemek ve alışveriş yapmak için serbest zamanımız olacak. Ardından rotamızı Atlantik Okyanusu kıyısındaki Avrupa kıtasının en batı noktası olan Cabo da Roca’ya çeviriyoruz. 140 metre yüksekliğindeki falezlerin tepesinden dalgaların hırçın dansını izlerken, rehberimizin bölgeye dair anlattığı efsaneleri dinliyor ve bu etkileyici manzarayı ölümsüzleştirmek için fotoğraf molası veriyoruz. Bu muazzam manzaralardan sonra Lizbon merkeze hareket ediyoruz. Ardından günümüzün finalini Lizbon’un büyülü atmosferinde yapıyoruz. Lizbon şehir turumuzda ilk durağımız, coğrafi keşiflerin simgesi olan Belem Kulesi. Ardından, kaşiflerin anısına inşa edilmiş görkemli Kaşifler Anıtı ve büyüleyici mimarisiyle ünlü Jeronimos Manastırı’nı ziyaret ediyoruz. Tarihi dokusu ve zengin kültürel mirasıyla Lizbon, keşfedilecek sayısız güzellik sunuyor.Şehir turumuz sırasında Rossio Meydanı, Praca do Comercio, St. George Kalesi ve şehrin tarihi dokusunu yansıtan diğer pek çok önemli yapıyı görüyoruz. Ardından, Lizbon’un en hareketli ve lüks caddelerinden biri olan, “Lizbon’un Champs-Élysées’i” olarak bilinen Avenida da Liberdade boyunca ilerliyoruz. Bu cadde, zarif kafeleri, ünlü markaların mağazaları ve nefes kesen şehir manzaralarıyla Lizbon’un modern yüzünü keşfetmek isteyenlere eşsiz bir deneyim sunuyor. Gezimiz sırasında, dileyen misafirlerimiz serbest zamanlarını şehrin dar ve büyüleyici sokaklarında dolaşarak, yerel yaşamı daha yakından keşfedebilir. Ayrıca, Lizbon’un ünlü deniz ürünlerinden oluşan yöresel mutfağını deneyimleyebilir ya da şehrin en meşhur tatlısı olan Pastel de Nata eşliğinde kahve keyfi yapabilirsiniz. Rehberimizin belirlediği saatte yeniden buluşarak otelimize dönüş yapıyoruz. Konaklama Lizbon’daki otelimizde.
3 Gün: Lizbon - SevillaOtelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , aracımızla Sevilla'ya doğru hareket ediyoruz. ( 470 km ... 5,5 saat ) Güzel manzaralar ve ihtiyaç molalarımız eşliğinde Sevilla'ya ulaşıyoruz. İber Yarımadası’nın güneyinde, İspanya’nın Endülüs Özerk Bölgesi’nde bulunan Sevilla, 2 milyona varan nüfusuyla ülkenin en kalabalık dördünce şehri. Guadalquivir Nehri ve bu nehrin bir kolu olan Canal de Alfonso XIII kıyısında konumlanan şehir bölgenin endüstri ve turizm merkezi. Ortaçağ’daki İslam uygarlığının en güzel mimari yapılarını yine o dönemin Hristiyan mimarisiyle harmanlanmış şekliyle günümüze kadar başarıyla korumuş. Sevilla da ilk Plaza de Espana, Maria Luisa Parkı, Plaza America, içerisinde Kristof Kolomb (Cristof Colomb)’un mezarının yer aldığı ve dünyanın en büyük üçüncü katedrali Sevilla Katedrali’ni, Katedralin hemen yanı başında Endülüs Emevi Devleti’nin hatırasını taşıyan, katedralin üzerine inşa edildiği camiden günümüze ulaşabilen son parça, Hiralda Minaresini görüyoruz. Endülüs ve Hıristiyan ortak mimarisi ile şekillenmiş Kastilya krallarının sarayı Alcazar, Sevilla Üniversitesi’nin merkez kampüsü olarak kullanılan, eski tütün fabrikası ve günümüzde deniz müzesi olan “Torre del Oro” yani Altın Kule, bir zamanların Çingene mahallesi “Betis Mahallesi” gezeceğimiz ve göreceğimiz yerler arasındadır. 2010 UNESCO Somut olmayan Kültürel Miras listesine giren, kökleri Endülüs’e dayanan Flamenko eser ve danslarıyla İspanyol kültürünü yaşayacağımız İspanyol Flamenko Gecesi ’ne katılmak isteyen misafirlerimiz ile otel lobisinde buluşuyoruz. Flamenko dansının nasıl ortaya çıktığına dair farklı görüşler olsa da İspanyol ve Endülüs Çingenelerine özgü olduğu inancı dışında, Yahudilerin, Arapların, toplum dışı bırakılmış Hristiyanların kaynaşmasıyla ortaya çıktığı görüşler arasındadır. Özellikle tutkulu, sert ve bir o kadarda romantik tarzıyla gezimize unutulmaz bir anı daha eklemek üzere, eğlence gecesine katılıyoruz. Hayranlıkla izleyeceğimiz bu muhteşem dans gösterisinin ardından ( ekstra ) , aracımızla otelimize hareket ediyoruz. Konaklama otelimizde Sevilla da
4 Gün: Sevilla - Cordoba - GranadaSabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası Cordoba'ya doğru hareket ediyoruz. ( 140 km... 1 saat 45 dakika ) Guadalquivir nehrinin kuzey kıyısında, İspanya'nın güneyindeki Endülüs'teki Cordoba, 500 yıldan uzun bir süredir İslami, Musevi ve Hristiyan kültürünün ve mimarisinin bir arada bulunmasının büyüleyici bir örneğidir. Eski Romalılar tarafından kurulan şehir, 711'de Arap Emevi ordusu tarafından fethedildi ve 1236 yılına kadar Los Reyes Catolicos saltanatının altına düştüğünde Arap egemenliği altında kaldı. Günümüze kadar hayatta kalan görkemli dini ve laik yapılar inşa edildi. 10. yüzyıl boyunca, Cordoba Avrupa'nın en büyük kenti, kültür ve eğitim merkezi ile ticaret ve üretim, özellikle de deri ve tekstil merkeziydi. Cordoba da Tarihi Roma Köprüsü, Roma Kapısı, 2000 yıllık kentin en görkemli yapısı aynı zamanda Dünya’nın en büyük camilerinden olan Kurtuba Ulu Camii, eski Şehir Merkezi (Old Town), Cordoba’nın çiçek sokakları, Eski han ve Yöresel Cordoba Evleri gezip , göreceğimiz yerler. Alacağımız serbest zamanda öğle yemeğimizi de aldıktan sonra , aracımızla buluşarak Granad'ya hareket ediyoruz. ( 200 km ... 2,5 saat ) Granada'ya varışımızda ilk noktamız Elhamra Sarayı. İspanya'nın güneyinde, Granada şehri sınırları içinde, muhteşem bir tarihi yapı yükselir: El Hamra Sarayı. Endülüs İslam mimarisinin en parlak örneklerinden biri olarak kabul edilen El Hamra Sarayı, yüzyıllar boyunca ziyaretçileri büyülemiş ve hayranlık uyandırmıştır."Endülüs" terimi, İber Yarımadası'nın (günümüzde İspanya ve Portekiz'in büyük kısmını oluşturan) İslam hâkimiyeti altındaki dönemini ifade etmek için kullanılır. Hem mimari zarafeti hem de tarihi önemi ile El Hamra, Endülüs dönemine ait önemli bir kültürel mirastır. Sarayın iç avluları, bahçeleri ve salonları, karmaşık geometrik desenlerle süslenmiş ve çeşitli motiflerle işlenmiştir. İç mekanların süslemeleri, İslam sanatının en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir. Özellikle, sarayın içinde yer alan Comares Sarayı ve Leones Sarayı, muhteşem süslemeleri ve detayları bizleri büyüleyecektir. Saray gezimizin ardından , San Nikolas Tepesi, eski Arap mahallesi olan Albacin mahallesi, Morabütün Camii, şehrin ana caddesi Gran Via Caddesi, 15.yy.’da şehri fetheden kraliçenin adını taşıyan Isabel de Catholica meydanı, Granada Katedrali ve eski şehir merkezi gezeceğimiz - göreceğimiz yerler arasında .Turumuz sonrasında vereceğimiz serbest zamanın ardından dileyen misafirlerimizle Granada ’nın Çingene mahallesi Sacromonte bölgesinde geleneksel kayalara oyulmuş mağara evlerde çingeneler tarafından düzenlenen, Flamenko’nun Endülüs tarzı dans türü olan Zambra danslarını izleyeceğimiz ve geleneksel müziklerini dinleyeceğimiz rüya gibi bir gece programına dahil olacağız. ( ekstra ) Gece sonrası otele transfer ve konaklama Granada’daki otelimizde
5 Gün: Granada - ValenciaSabah otelimizde alacağımız sabah kahvaltımızın ardından Granada şehir turumuza devam ediyoruz. ( Yol durumu vb. nedenlerden dolayı 1 gün önce Alhamra Sarayı gezisi olmasa , bu sabaha alınacaktır. ) Granada turumuzun ardından Valencia'ya doğru devam ediyoruz. ( 580 km ... 5,5 saat ) . Öğleden sonra varacağımız İspanya'nın üçüncü büyük şehri olan Valencia 'ya ya doğru devam ediyoruz. M.Ö. 138 yılında Romalılar tarafından kurulmuş; köklü ve zengin tarihi kültürel zenginliklere ev sahipliği yapmakta İspanya’nın Valencia şehri savaşlarla, istilalarla bir zamanlar büyük ağır bir darbe almış olsa dahi kendi küllerinden yeniden doğarak tarihine ve köklerine sıkı sıkı sarılarak geçmişteki yaralarını sarmayı başarmış şehirlerdendir. Günümüzde eşsiz yemyeşil coğrafyası ve masmavi Akdeniz sularının kartpostallık manzaralarına ev sahipliği yapmakta olan Valencia şehri; UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan yapılardan, İspanya’nın en büyük ikinci sanat koleksiyonuna, Avrupa’nın en büyük kapalı pazarlarından, Avrupa’nın en ateşli festivallerine ev sahipliği yapmaktadır . El Micalet Katedrali, Arap–İslam mimarisi tarzında inşa edilmiş Boğa güreşlerinin yapıldığı Arena (Plaza de Toros de Valencia), Dela Virgen, Serranos kapıları olarak bilinen şehrin antik yapılarından Torres De Serranos ve Çan Kulesi, şehrin en ünlü meydanı Mercado Central ve Bilim Şehri Kompleksi (dışarıdan) rehberimizin bilgilendirmeleri ile göreceğimiz yerler arasındadır. Turumuzun ardından vereceğimiz serbest zaman sonrası otelimize geçiyoruz. Konaklama Valencia’da otelimizde.
6 Gün: Toledo - MadridSabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası , Toledo'ya doğru hareket ediyoruz.( 380 km...4 saat ) Don Kişot’un ve ünlü yazarı Cervantes’in memleketi Kastilya-La Mancha Özerk Bölgesine, İspanya ’nın bilinen ilk başkenti Toledo şehrine hareket ediyoruz. Toledo her medeniyetin diğerine gösterdiği hoşgörüden ötürü “Üç Kültürün Şehri” olarak anılıyor. Otantik mimarisinin 21. yüzyıla kadar korunarak ulaşmış olmasıyla şehrin tamamı UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış. Lokal rehberimizin öncülüğünde yapacağımız şehir turunda göreceğimiz sembolik yapılar arasında yapımına 13. Yüzyılda gotik stilde başlanılmış ve iki asır sonra 15. Yüzyılda tamamlanmış İspanya’nın en büyük ve en önemli katedrallerinden Meryem Anaya adanmış Toledo katedrali, Müdejar mimari tarzında inşa edilmiş Santiago del Arabbal Kilisesi, Alcazar Kalesi, Endülüs Emevileri zamanında şehrin ana kapısı olarak inşa edilen Puerta de Bisagra Nueva yer alacak. Şehrin ana meydanı Plaza de Zocodover’de vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz Toledo’nun ünlü Şam işi (Damasquene) ürünlerin satıldığı mağazaları gezebilirler. Şehirde vereceğimiz serbest zamanda öğle yemeğimizi de aldıktan sonra Madrid'e doğru hareket ediyoruz. ( 70 km ... 1 saat ) . Avrupa Birliğinin 3.büyük şehri olan, tarihi anıtlarıyla, tiyatrolarıyla, müzeleriyle tarihi dokusunu modern mimarisiyle harika bir biçimde birleştirmiş Madrid şehir turumuza başlıyoruz. Kraliyet Ailesi’nin resmi ikametgâhı Kraliyet Sarayı, tarihi yapılarıyla Avrupa’nın ve İspanya’nın en önemli meydanları Plaza Mayor, Puerta Del Sol ve Plaza de Cibeles, Neptunos Alanları, Alcalas Girişi, Retrio Parkı, Atocha Tren Garı, Gran Via, Don Kişot Parkı ve dünyaca ünlü boğa güreşi arenası Las Ventas’ı rehberimizin anlatımlarıyla görüyor ve serbest zaman veriyoruz. Konaklamamız Madrid de
7 Gün: Zaragoza - BarselonaSabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası Zaragoza'ya doğru hareket ediyoruz. ( 320 km... 4 saat ).
Zaragoza, İspanya’nın kuzeydoğusunda, Ebro Nehri kıyısında yer alan tarihi ve kültürel açıdan zengin bir şehirdir. Aragon Özerk Bölgesi’nin başkenti olan Zaragoza, köklü tarihiyle dikkat çekmektedir. Şehrin geçmişi Roma dönemine kadar uzanmakla beraber antik Roma'da "Caesaraugusta" adıyla anılmıştır ve bu isim İmparator Augustus’tan gelmektedir. Roma döneminden kalma tiyatro, surlar ve termal hamam kalıntıları günümüzde hâlâ görülebilmektedir. Zaragoza, 8. yüzyılda Müslümanların eline geçmiş ve yaklaşık 400 yıl boyunca İslam kültürünün etkisinde kalmıştır. Bu dönemden kalma Aljaferia Sarayı, İslam mimarisinin İspanya’daki en güzel örneklerinden biridir. Şehir, 1118 yılında Hristiyanlar tarafından fethedilmiş ve Aragon Krallığı’nın önemli merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Zaragoza’nın en ünlü yapılarından biri, barok mimarinin şaheserlerinden olan Basilica del Pilar’dır. Bu büyük katedral, Hristiyanlarca Meryem Ana’nın İspanya’daki ilk görünümlerinden birinin yaşandığı yer olarak kabul edilir ve hacıların önemli duraklarından biridir. Turumuzun ardından alacağımız serbest zamanda öğle yemeğimizi de aldıktan sonra aracımızla Barselon'ya doğru devam ediyoruz. ( 310 km... 4 saat ) . Uygun bir yerde akşam yemeği molası verdikten sonra ,Barselona'ya vardığımız zaman otelimize yerleşiyoruz. Konaklamamız Barselona'da.
8 Gün: Figueres - Salvador Dali Müzesi - Park Guelligueres`a doğru hareket ediyoruz. Dalí Tiyatro Müzesi, Salvador Dalí`nin inanılmaz mirasına ve sürrealizme olan bağlılığına bir saygı duruşudur. Müze, Dalí`nin kendisi tarafından kendi kendine düzenlenmiştir ve sanatçının hayranları için benzersiz bir deneyimdir. Dalí Tiyatro-Müzesi dünyadaki en büyük sürrealist objedir. Dalí`nin nihai sanatçı ifadesidir. Müze, Dalí`nin memleketi Figueres`in belediye başkanının Dalí`den kasabanın müzesine bir sanat eseri bağışlamasını istemesinin ardından ortaya çıktı. Ancak Dalí memleketinin daha iyisini hak ettiğine inandı ve bunun yerine Dalí Tiyatro-Müzesi`ni yaratmaya karar verdi. Müzeyi, İspanya İç Savaşı sırasında yıkılan kasabanın eski Belediye Tiyatrosu`nun kalıntıları üzerine inşa etti. Dalí kendini bir tiyatro sanatçısı olarak gördüğü ve orijinal tiyatronun lobisinin ilk sanat sergisine ev sahipliği yaptığı yer olduğu için konum mükemmeldi. Dalí iç mekanı ziyaretçilerin sanatçının resimlerinden birinin içindeymiş gibi hissetmeleri için dekore etti. Bazı odalarda 3 boyutlu bir etki yaratmak için tasarlanmış ve stratejik olarak yerleştirilmiş mobilyalar koydu. Müzede, bir sineğin gözüne benzemesi amaçlanan büyük şeffaf bir kubbe de dahil olmak üzere birçok simgesel özellik bulunmaktadır. Dalí`nin mahzeni de müzenin içinde yer almakta olup birçok ziyaretçinin saygılarını sunması için kullanılmaktadır. Gerçek bir hayranlık ve şaşkınlıkla gezeceğimiz bu muhteşem müzenin ardından ,alacağımız kısa serbest zamandan sonra , Barselona`ya doğru hareket ediyoruz ve başka muhteşem bir esere Park Guell'e hareket ediyoruz. Barselona'daki Park Güell, Eusebi Güell'in isteği üzerine 1900-1914 yılları arasında Antoni Gaudí tarafından tasarlandı. O dönemde, El Capricho, Güell Malikanesi ve Palau Güell gibi önceki projelerin ardından, patron-mimar ilişkisi oldukça sağlam bir temele oturmuştu. Bu park, Katalonya'nın koruyucu azizi Aziz George efsanesine atıfta bulunan 400'den fazla ejderhaya ev sahipliği yapan Barselona şehrinin simgelerinden biridir .Tüm bu ejderhalar arasında Park Güell, en çok fotoğrafı çekilen ve dünyaca ünlü olanıdır. Parkın inşası, Gaudí'nin doğanın organik biçimlerinden ilham alarak kişisel tarzını mükemmelleştirdiği natüralist döneminde gerçekleştirilmiştir. En büyük eserlerinden biri olan Casa Batlló da bu dönemin bir örneğidir. Keyifle ve hayranlıkla gezip , bol bol fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra , otelimize doğru hareket ediyoruz. Konaklama Barselona da otelimizde.
9 Gün: Tüm gün BarselonaSabah otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra , valizlerimizle otelimizden ayrılıyoruz. Barselona şehir turumuza başlıyoruz. Barselona, Katalonya`nın özerk topluluğunun başkentidir ve sanatı ve kültürü, çarpıcı mimarisi, birinci sınıf yemek olanakları, olağanüstü gece hayatı seçenekleri ve Akdeniz`de sayısız su aktivitesi ile ünlüdür. Barselona, yaklaşık 2.000 yıllık bir süre boyunca sayısız savaşla vahşice şekillenen karmaşık bir tarihten doğdu. Barcelona zengin kültürel mirası ile günümüzde de önemli bir kültür merkezi ve en önemli turizm merkezlerinden biridir. Özellikle UNESCO Dünya Miras Alanları olarak kabul edilen Antoni Gaudi ve Lluis Domenech Montaner`in mimari eserleri öne çıkmaktadır. İnşasına 1882 yılında başlanıp halen yapımına devam edilen ve bitmeyen katedral olarak bilinen, filmlere, romanlara konu olan Sagrada Familia, yine Gaudi`nin ünlü yapıları Casa Mila ve Casa Batllo, Amatller, Lleo Evleri, Montjuic Tepesi, Katalonya Meydanı, 100 bin kişilik kapasitesi ile Avrupa`nın en büyük, dünyanın 5. büyüğü, aynı zamanda Barselona futbol takımının stadyumu olan Camp Nou (panoramik), Marido de Colom (Kristof Kolomb Anıtı) görüyoruz. Daha sonra, Barcelona`nın en ünlü caddesi olan La Ramblas Caddesi`ne gidiyoruz. Katalonya Meydanı, kafeleri, restoranları, dükkanları ile Barcelona`nın 24 saat yaşayan caddesinde keyifli zaman geçirebilir, alışverişler yapabilirsiniz. Rehberimizin yönlendirmeleriyle Barcelona`nın en otantik bölgelerinden biri olan El Born/Gotik Mahalleleri geziyoruz. Gotik Mahalle Barselona`nın mimari açıdan zengin ve orijinalliğini korumuş en eski semtidir. Barri Gotic`te bulunan mahalle duvarlarının çoğu 19. ve 20. yüzyılın başlarına dayanmakta olup, birçok Roma ve Orta çağ kalıntıları içermektedir. Tarihi atmosferinde ve Labirent sokaklarında dolaşırken, görkemli Barcelona Katedralini görecek ve büyüleyici mimarisine hayran kalacaksınız. Ardından, Avrupa`nın en büyük Barcelona Limanının marinasında oturarak manzaraya karşı kahve içebilir, marina içinde bulunan mağazalarda alışveriş yapabilirsiniz. Zamanımızın sona ermesinin ardından aracımızda yerlerimizi alıyor ve Barselona havaalanına hareket ediyoruz. İzmir için ,yerel saat ile 22:35`de hareket edecek olan SunExpress Hava Yollarına ait uçağımıza binmek üzere bagaj, pasaport ve check-in işlemlerimizi gerçekleştirerek, uçağımızda yerlerimizi alıyoruz. İzmir Adnan Menderes Havalimanına yerel saat ile Saat 02:45 de varıyoruz. Gümrük ve valiz alımlarımızdan sonra , bir dahaki KUŞADASI TOURS seyahatinde buluşmak üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz.